TÜED BAŞKANLAR KURULU TOPLANIYOR

07 Şub 2020
1125 defa

SUNUŞ
Ülkemizin çevresinde oluşturulan tehdit ve baskılar nedeniyle, zor bir süreçten geçilmektedir. Emperyalist güçler, ortadoğu ülkelerindeki petrol ve enerji kaynaklarına sahip olmak için planlar yapmaktadır. Ülkemiz bakımından da risk oluşturan bu tür senaryoların ve bu güzel ülkemiz üzerindeki emellerin boşa çıkarılması için mücadele verilmektedir. Sınırlarımızın güvenliğini koruyan askerlerimizi, güvenlik güçlerimizi ve sivil insanlarımızı kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık diliyoruz. Milletimizin huzuru ve ülkemizin bekası için görev başında olan kahramanlarımıza minnet borçluyuz.
2019 yılında ekonomik, sosyal ve hukuksal haklar bakımından zorluklar yaşanmıştır. Emekli aylıklarının 1000 liranın altında kalması, sosyal güvenlik sistemimizin korumasız bırakıldığının da bir göstergesidir. Özellikle, 2018 yılı dahil sonrasında emekli olanların aylıklarına geçmişte yapılan seyyanen iyileştirmeler yansıtılmadığından, bu kapsamda olanlar mağdur edilmiştir. Bu mağduriyetin giderilmesi amacıyla Şubat 2019 itibariyle ek ödeme dahil, en az emekli aylığı ödemesinin 1000 TL olarak belirleyen Torba kanun çıkarılmış olmasına rağmen, geçim zorluklarına çözüm olmamıştır. En az ödemenin 1000 lira olarak sabit kalması, adil bir düzenleme olmamıştır. Esas olan, 2000 öncesinde olduğu gibi, gerçekçi bir taban emekli aylığı belirlenmelidir.
Sosyal devlet ve sosyal güvenlik, emeklilik gibi bir hakkın korunması ve geliştirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Açlık ve yoksulluk sınırları dikkate alındığında, emekli aylıklarında iyileştirmelere gidilmelidir. İntibak yapılmadan, emekliler arasında adaletin sağlanamayacığı gerçeğinin görülmesi gerekir. Türkiye Emekliler Derneği, insanca yaşamaya yetecek gelir ve aylığın ödenmesini talep etmektedir.
Sosyal güvenlik haklarının korunması, Anayasamızda ülkeyi yönetenlere bir görev olarak verilmiştir. Emeklilik gibi bir kutsal hakkın korunması ve geliştirilmesi için sigorta mevzuatımızda değişikliklere gidilmelidir. Emekli aylıkları arasında eşitliğin sağlanması ve sistemin adaletli yönetilmesi bakımından norm ve standart birliği oluşturulmalıdır.
Banka promosyonları, Derneğimizin birinci gündem maddesi olmuş, yazılı ve sözlü basında en geniş şekilde haber olarak yer almıştır. SGK ve Bankalar Birliği, çalışanlara yapılan promosyonu dikkate almalı ve emeklilerimize de hak ettikleri ödemeler yapılmalıdır.
Gelir dağılımında oluşan eşitsizliklere çözüm getirilmelidir. TÜİK tarafından yapılan araştırmaya göre, nüfusun en yoksul yüzde 20’si milli gelirin yüzde 6,1’ni alırken, en yüksek gelire sahip yüzde 20 nüfus ise, milli gelirin yüzde 46,8’ini almaktadır. Vergi artışları, toplumun ödeme gücünü aşan bir ek yük getirmiştir. KDV ve ÖTV gibi, dolaylı vergiler, gelir dağılımını bozan bir uygulamaya dönüştürülmüştür. Gelir dağılımı, bir ülkenin refahını gösteren temel bir değer olduğundan, milli gelir artışından her kesim hak ettiği payı almalıdır. Çalışırken vergisini ve sağlık primini ödemiş olan emeklilerimizden muayene ücreti dahil, hiç bir ad altında katkı payı alınmamalıdır.
Yatırım, üretim ve istihdam sağlanmadan, temel haklar güvence altına alınamaz. İstihdamın sınırlı artması, özellikle de genç işsizliği artırmıştır. İstihdamın teşvik edilmesi ve yüzde 34,9’a varan kayıt dışı istihdamın önlenmesi, sosyal güvenlik haklarının korunması ve geliştirilmesi, öncelikli hedefler olarak benimsenmelidir.
TÜRKİYE EMEKLİLER DERNEĞİ
MERKEZ
YÖNETİM KURULU
1
2020 BÜTÇESİ
Bütçeler, topluma hizmet götürmenin en temel kaynağını oluştumaktadır. 2020 yılı bütçesinde, bütçe giderleri 1 trilyon 96 milyar TL, faiz hariç giderler 957 milyar TL, bütçe gelirleri 957 milyar TL, vergi gelirleri 785 milyar TL, bütçe açığı 139 milyar TL olarak öngörülmüştür. Faiz giderlerinin payının giderek büyümesiyle birlikte borç stoku, bütçe üzerinde baskı oluşturmuştur. 2020 yılında bireysel emeklilik sistemine Genel Bütçeden 5,1 milyar lira kaynak ayrılmıştır. 2013-2020 döneminde, bütçeden bireysel emeklilik sistemine ayrılan devlet katkısı toplamı, 25,6 milyar liraya ulaşmıştır. Devlet, bireysel emeklilik sistemi yerine, zorunlu sosyal güvenlik sistemine katkı yapmalı ve emekli aylıklarında eşitliği sağlayacak intibak için kaynak ayırmalıdır.
SGK GELİR VE GİDERLERİ
GELİRLER: Sosyal Güvenlik Kurumu’nun temel gelirlerini primler oluşturmaktadır. 2019 prim gelirleri 262 milyar 892 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Prim gelirleri dışında; 65 milyar 221 milyon lirası devlet katkısı, 56 milyar 210 milyonu ise primsiz ödemeler ve diğer gelirler ile birlikte; 2019 yılında SGK’nun toplam gelirleri 384 milyar 323 milyon 675 bin lira olarak hesaplanmıştır.
GİDERLER: 2019 yılında emekli aylığı için 273 milyar 459 milyon 320 bin lira, sağlık giderleri olarak da 100 milyar 165 milyon 139 bin lira ödenmiştir. Emekli aylığı ve sağlık giderlerinin toplamı, 373 milyar 459 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Sigorta ödemeleri, ek ödeme, faturalı ödemeler, yönetim giderleri, yatırım ve diğer giderlerle birlikte toplam giderler 425 milyar 846 milyon lira olarak gerçekleşmiştir.
SGK BÜTÇE AÇIĞI:
2019 yılında bütçe açığı 41 milyar 522 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. SGK’nun bütçe açığı, Hazine tarafından karşılanmıştır.
AKTİF VE PASIF SİGORTALILAR
2019 Kasım Ayı istatistiklerine göre, aktif sigortalı sayısı 22 milyon 45 bin 985 olarak gerçekleşmiştir. Emekli aylığı alanların sayısı dosya bazında, 12 milyon 949 bin 836 kişi olarak hesaplanmıştır.
Sigortalı Sayısı Emekli Sayısı
SSK Kapsamında 16.092.850 8.001.145
Bağ-Kur Kapsamında 2.867.280 2.670.280
Memur kapsamında 3.085.586 2.278.411
TOPLAM 22.045.985 12.949.836
FİYAT ARTIŞLARI
Emekli aylıklarının altı aylık tüfe artışına endekslenmesi ile birlikte, emeklilerimizi korumayan bir sisteme geçilmiştir. 418 maddenin yer aldığı enflasyon sepetininde emeklilerimizi temsil eden madde sayısı sınırlı kalmıştır. Altı aylık tüfe artışlarına göre yapılan zamlarla, emekli aylıkları reel olarak korunamamıştır. Emekli aylıklarının artışı, bilimsel ve objektif bir sisteme dönüştürülmeli, seyyanen zamlar ile birlikte refahdan da pay verilmelidir.
Enflasyonun Hesaplanmasındaki Ağırlıklar Değiştirildi
2020 yılı başında, enflasyon sepetinde yer alan maddelerin ağırlıkları değiştirilmiştir. Emeklilerimizin en büyük harcaması olan gıdanın ağırlığı yüzde 23.29’dan yüzde 22.77’ye çekilmiştir. Otomobil, benzin, motorin, köprü ve otoyol ücretleri gibi kalemleri içeren ulaştırmanın ağırlığı yüzde 16.78’den yüzde 15.62’ye; konutun ağırlığı yüzde 15.16’ten yüzde 14.34’e; giyim ve ayakkabının enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 7.24’den yüzde 6.96 olarak değiştirilmiştir. Emeklilerimizi ilgilendiren maddelerin ağırlıklarının azaltılması, emekli aylıklarına yapılacak tüfe artışlarını küçültmenin bir aracı olmuştur.
2
ÜCRET VE AYLIKLARA İLIŞKIN GÖSTERGELER (2020 OCAK, TL)
En Düşük Memur Maaşı 3.516,5
En Yüksek Memur Maaşı 14.831,7
Ortalama Memur Maaşı 4.108,8
Ortalama Kamu İşçisi Ücreti 5.684,5
Net Asgari Ücret 2.324,7
En Düşük SSK Emekli Aylığı (2000 öncesi emekli) 2.030,2
En Düşük SSK Emekli Aylığı (2000 sonrası emekli) 1062,5
Ortalama SSK Emekli Aylığı (2000 öncesi emekli) 2.091,9
Ortalama SSK Emekli Aylığı (2000 sonrası emekli) 1318,5
En Düşük Bağ-Kur Esnaf Emekli Aylığı (2000 öncesi emekli) 1.836,5
En Düşük Bağ-Kur Esnaf Emekli Aylığı (2000 sonrası emekli) 1025,6
Ortalama Bağ-Kur Esnaf Emekli Aylığı (2000 öncesi emekli) 2.170,2
Ortalama Bağ-Kur Esnaf Emekli Aylığı (2000 sonrası emekli) 1883,3
En Düşük Emekli Sandığı Aylığı 2.332,2
Ortalama Emekli Sandığı Aylığı 2.899,6
Engelli Aylıkları 766,9
65 Yaş Aylığı 640,7
Kaynak: Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, TÜİK, TCMB
NOT: Vergi iadesi uygulaması yerine getirilen ek ödeme rakamları dahil edilmemiştir.
2020 BİRİNCİ ALTI AY ZAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
418 madde üzerinden yapılan son altı ayda tüfe artışının yüzde 6,49 olarak hesaplanması inandırıcı olmamıştır. Yüzde 6,49 oranında emekli aylıklarına yapılan zam, gıda fiyatlarındaki ek artışı bile karşılamamıştır. TÜİK tarafından açıklanan tüfe artışının, çarşı-pazardaki fiyat artışlarının çok altında hesaplanması, emekli aylıklarına yapılan artışı küçülten bir uygulamaya dönüşmüştür.
Emeklilerimizin harcamalarını ilgilendiren gıda, konut ve sağlık gibi harcamaların fiyatlarında yüksek artış öngörülürken, emeklilerimizi ilgilendirmeyen diğer harcamalarda artışın sınırlı olması veya artmaması ve bazı maddelerde görülen düşüş ile birlikte genel enflasyon aşağıya çekilmiştir.
Yüzdeli zamlar, zengini zengin, fakiri fakir eden bir uygulamaya dönüşmüş, emekliler arasındaki makas büyümüştür. Emekli aylıklarının böylesine bir sisteme “mahkum” edilmesi, emeklilerimizin alım gücünün giderek azalmasına yol açmıştır.
Emekli aylıkları arasındaki makas giderek açıldığından, emekli aylıklarında iyileştirme yapılması kaçınılmaz olmuştur. Emeklisini mutlu etmeyen toplumlar geleceğe güvenle bakamaz ve sosyal barış sağlanamaz. Bu nedenle; aylık hesaplama ve artış sistemi değiştirilmeli, intibak yapılmalıdır.
Genel Başkanımız Kazım Ergün ve Genel Sekreterimiz Gazi Aykırı’nın imzasıyla, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup gönderilerek, emekli aylıklarında uygulanan hesaplama ve artış sisteminin değiştirilmesi talep edilmiş ve emekli aylıklarında adaletin sağlanması için prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları eşit olanların emekli aylıklarını eşitleyecek olan intibakın yapılması istenmiştir.
3
ÖNCELİKLİ TALEPLERİMİZ
Türkiye Emekliler Derneği, emeklilerimizin sorunlarının çözümü için mücadele etmektedir. Sosyal güvenlik, evrensel bir hak ve gelecek güvencesidir. Sigorta mevzuatımızda yapılan değişiklikler, norm ve standart birliğinden giderek uzaklaşılmış, emekli aylıklarında farklılıkları ve kayıpları birlikte getirmiştir.
Aylık Hesaplanma Parametreleri Değiştirilmeli
SSK ve Bağ-Kur sigortalılarının aylıklarının hesaplanması; çalışılan dönemlerde yürürlükte olan kanun hükümlerine göre, karma sistem üzerinden yapılmaktadır. Bu hesaplanma sistemi, eşitliği bozan bir uygulamaya dönüşmüştür. 2000 öncesi dönemde olduğu gibi, emekli aylığı hesaplamalarında eşitliğin sağlanması için primlerin güncellenmesi ve aylık bağlama oranındaki farklılıklara son veren değişiklikler yapılmalı, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanların emekli oldukları tarihlere bakılmaksızın aynı aylık ödenmelidir.
2000 öncesi dönemde uygulanan 506 sayılı Kanun döneminde olduğu gibi alt sınır aylık bağlama oranının yüzde 70’den az olmayacağı (506 sayılı Kanun madde 90) hükmü ile emekli aylıklarını koruyan bir sistem bulunmaktaydı. 2000 sonrası için alt sınır aylık bağlama oranının yüzde 35’e düşürülmesiyle birlikte aylıkları koruyan bir sistem kalmamıştır. Gerçekçi bir alt sınır aylık bağlama oranı belirlenmelidir.
İntibak Sorunu Çözülmelidir
2000 öncesi SSK emeklilerine 6283 sayılı Kanunla intibaklar yapılmış ve 1 Ocak 2013 itibariyle intibak farkları emekli aylıklarına ilave edilmiştir. 2000 öncesi emekli olanların intibak aylıkları ile 2000 sonrası intibak yapılmayan emeklilerin aylıkları prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları aynı olmalarına rağmen, emekli aylıklarında farklılıklar oluşmuştur. Sosyal güvenlik kuruluşlarının kendi içindeki objektif olmayan farklılıklar giderilmeli ve ortak standartlar oluşturulmadır. Taban aylıklar ve gelirler eşitlenmeli ve bu seviyenin tespitinde insan onuruna yaraşır hayat seviyesi dikkate alınmalıdır. Sosyal güvenlik kuruluşlarının standartlarındaki farklılıklar yasal düzenlemelerle intibak yapılarak giderilmelidir.
Ek Ödemeler Artırılmalı
2006 itibariyle vergi iadelerinin kaldırılması ve yerine getirilen yüzde 4-5 arasında değişen ek ödeme oranları, günümüzde bir anlam ifade etmemektedir. Çalışanlar ve emekliler arasında da eşitlik bozulmuştur. Çalışanların vergi iadesi kaldırılırken yerine getirilen asgari geçim indirimi tutarı, emeklilerimizin ek ödemesinin çok üzerinde ödenmektedir. Vergi iadesinin karşılığı olarak çalışanlara en az 220 lira vergi indirimi yapılırken, 2000 TL emekli aylığı olan bir emekliye 80 TL ek ödeme yapılması, emeklilerimizin vergi mağduru olduğunun somut bir örneğidir. Bu nedenle, emeklilerimiz için ek ödeme oranları en az yüzde 8-9 arasında olmalıdır.
Katkı Payları Emeklilerden Alınmamalı
Emeklilerimizin sağlık ihtiyacı giderek artmakta ve buna paralel olarak da aylıklardan önemli tutarda katkı payları adı altında kesintiler yapılmaktadır. Vakıf üniversiteleri ve özel hastanelerin yüzde 200’e kadar ilave ücret uygulaması, emeklilerimizin ödeme gücünü aştığından, emeklilerimizin buralardan sağlık hizmeti alması zorlaşmıştır. Çalıştıkları yıllarda yüksek oranda kesilen genel sağlık primleri, emekli aylığını ve sağlık hakkını güvence altına almak adına ödenmiştir. Bu nedenle, emekliler katkı paylarından muaf tutulmalı ve hiçbir ad altında katkı payı (muayene ücreti, ilaç farkı, reçete bedeli ve ilave ücret) alınmamalıdır.
4
Emekli İkramiyeleri Artırılmalı
7143 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5510 sayılı Kanuna “ek madde 18” eklenmiş ve 2018 yılından itibaren emeklilerimize, Ramazan ve Kurban Bayramlarında, 1.000’er Türk lirası emekli ikramiyesi ödenmeye başlanmıştır. Yüksek enflasyon karşısında, bin lira ikramiyelerin sabit kalmaması için emekli aylıklarına yapılan artışa göre güncellenmesi gerekmektedir. Gelir ve aylıklar ile birlikte sosyal yardımların her yıl artırıldığından, aynı şekilde emekli bayram ikramiyeleri de bir artış sistemine endekslenmelidir.
Emeklilere Promosyon Ödenmesi
2017 Mart Ayından geçerli olmak üzere, SGK ve Bankalar ile belirlenen protokol gereğince; emekli aylığı seviyelerine göre 1000 TL’ye kadar aylık alan emeklilerimize 300 TL,
1001-2000 TL arasında aylık alan emeklilerimize 375 TL, 2001 TL üzerinde aylık alan emeklilerimize ise 450 TL promosyon üç yıl süre ile ödenmiştir.
Bankaların yüksek karlarına rağmen, emeklilerimize ödenen promosyonlar düşük kalmıştır. Basın açıklamalarımızla promosyon taleplerimiz; televizyon ve yazılı basında geniş bir şekilde değerlendirilmiş, kamuoyu bilgilendirilmiştir.
2020 yılının en önemli gündem maddesi olan emeklilerimize banka promosyonlarının belirlenmesinde, çalışanlara ödenen tutarlar ile bir eşitlik sağlanmalıdır. Promosyon konusunda, bugüne kadar emeklilerimizin alması gereken tutarlar ödenmemiştir.
2020 Mart Ayında yürürlüğe girmesi gereken yeni promosyonların tespiti için bir Komisyon kurulmalı ve bu komisyonda Türkiye Emekliler Derneği’de temsil edilmelidir. Emeklilerin temsilcisi olan Derneğimiz, adil bir kararın çıkması için mücadele etmektedir.
36 ay emekli maaşını bankada tutan emeklilerimize bir maaş promosyon ödenmesi çok görülmemelidir. Emeklisini mağdur eden hiçbir kararın yanında olmayız. Promosyonların ödenmesinde ayrım yapılmamalı, çalışanlara ve emeklilerimize eşit ve adil bir uygulama getirilmelidir.
SGK ve Hükümetimiz, bankaların üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi ve emeklilerimize hak ettikleri promosyonun verilmesi konusunda önderlik yapmalıdır. Genel Bütçeden çıkmayan bir promosyonun bankaların karlarının çok küçük bir kısmından karşılandığı gerçeğini herkesin görmesi ve emeklilerimizi koruması gerekir.
Evi Olmayan Emeklilerimizin Konut Sahibi Olmalı
Türkiye Emekliler Derneği’nin altın projesi olan evi olmayan emeklilerimizin uygun ödeme koşullarıyla TOKİ vasıtasıyla ev sahibi olma projesi, evi olmayan emeklilerimize yönelik TOKİ projesinin kapsamı genişletilmelidir. TOKİ projesi, bir devlet projesine dönüştüğünden, evi olmayan emeklilerimize uygun ödeme koşullarıyla destek olunması, aynı zamanda sosyal devlet uygulaması olarak görülmelidir.
5

Son Düzenlenme Çarşamba, 12 Şubat 2020 14:25
Öğeyi Oyla
(0 oy)